YOLLAR IŞIL IŞIL, BU ARAÇLARA DENETİM NEDEN AĞIR, KÖR VE SAĞIR
Bu ülkede trafik kuralları var.
Kanun var.
Yönetmelik var.
Genelge var.
Ama geceleri yola çıktığınızda, bunların hepsinin kâğıt üzerinde kaldığını görüyorsunuz.
Çünkü trafikte herkes için geçerli olmayan bir düzen oluşmuş durumda.
Vatandaşın aracında cam filmi varsa ceza.
Plaka lambası yanmıyorsa ceza.
Küçük bir çıkartma, standart dışı bir LED varsa ceza, muayeneden kalma, trafikten men.
Ama bazı araçlar var ki…
Geceyi gündüze çeviriyor, renk renk yanıyor, göz alıyor.
Ve yıllardır hiçbir şey olmamış gibi yollarda dolaşıyor.


GÖRÜNMEZ DEĞİLLER, GÖRMEZDEN GELİNİYORLAR
Kimse “fark edilmedi” demesin.
Bu araçlar ara sokaklarda saklanmıyor.
Dağ başında gezmiyor.
Aynı güzergâhlarda,
aynı saatlerde,
aynı şekilde
her gece trafikteler.
Altı yanıyor, üstü yanıyor, yanları yanıp sönüyor.
Gören herkes görüyor.
Ama birileri bakmamayı tercih ediyor.
Bu bir ihmal değil.
Bu, süreklilik kazanmış bir görmezden gelme hâli.
⸻
KANUN METİNDE VAR, SAHADA SEÇİCİ
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu açık:
Standart dışı ışık donanımı yasak.
Emniyet Genel Müdürlüğü açıklıyor:
“Standart dışı ışık kullanan araçlara trafikten men.”
Manşetler atılıyor:
“Trafikte ışık terörüne geçit yok.”
Peki uygulamada ne oluyor?
Vatandaşa işlem var.
Bazılarına sessizlik.
Kanun metinde herkese eşit,
uygulamada herkese değil.
⸻
DENETİM SADECE ÖNDEN BAKARAK OLMAZ
Bir diğer önemli eksiklik ise denetimin şeklidir.
Çevirme noktalarında sadece ön plakanın kontrol edilmesi yeterli değildir.
Arka plaka da mutlaka kontrol edilmelidir.
Ayrıca araç:
• Sadece önden değil
• Sadece uzaktan değil
• Tüm çevresiyle incelenmelidir
Aracın altına, üstüne, yanlarına sonradan eklenmiş;
• Gereksiz
• Göz alan
• Mevzuata aykırı
ışıklandırmalar mutlaka denetlenmelidir.
Ve aykırılık varsa,
gereken cezai işlem eksiksiz uygulanmalıdır.
Çünkü cezanın amacı öfke değil, caydırıcılıktır.
Cezasız kalan her yanlış,
• Yeni bir yanlışı cesaretlendirir
• Kuralsızlığı normalleştirir
• “Bana bir şey olmuyor” özgüvenini büyütür
Ceza yazılmayan her ihlal,
daha büyük ihlallerin önünü açar.
⸻
PLAKA VAR AMA OKUNMUYOR
Bir de görmezden gelinen başka bir ihlal var ki, artık sıradanlaşmış durumda.
Bazı kamyon ve kamyonetlerde, plakanın tam bulunduğu yere bilerek basamak konuluyor.
Sonuç ne oluyor?
Plaka:
• Kameradan tam okunmuyor
• Elektronik denetimden kaçıyor
• Cezai işlem uygulanamıyor
Bu bir dikkatsizlik değil.
Bu açık açık bilinçli bir kaçınma yöntemi.


Ve daha vahimi şu:
Bu araçlar bunu rahatça yapabiliyor.
Bu rahatlık:
• Kuralsızlığın bulaşıcı hâle gelmesine
• “Bana bir şey olmuyor” özgüvenine
• Hadsizliğin normalleşmesine yol açıyor
Sormak gerekiyor:
Bu yüzü kim veriyor?
Bu cesareti kim sağlıyor?
Bursa gerçekten bu kadar başıboşluğu hak ediyor mu?


Arka plakaları gözükmeyen bu kamyon ve kamyonet tipi araçların ihlallerinde, mobeseler de okuyamıyordur herhalde bugüne kadar yetkililer bunları hiç düşünmüyor mu? yıllardır güzergahlarda görmüyorlar mı?
BU ÇELİŞKİNİN BEDELİNİ KİM ÖDÜYOR?
Bu sistemin faturasını kim ödüyor biliyor musunuz?
Sahadaki görevli.
Kanunu uyguladığında tartışma yaşıyor.
“Niye onlara yazmıyorsun?” sorusuyla karşılaşıyor.
Üstteki sessizliğin hesabını altta vermek zorunda kalıyor.
Bu durum:
• Memuru yalnızlaştırıyor
• Vatandaşın devlete güvenini zedeliyor
• Hukuku tartışmalı hâle getiriyor
Bu bir trafik sorunu değil,
yönetim ve irade sorunu.
⸻
BU BİR IŞIK MESELESİ DEĞİL
Bu mesele estetik değil.
Bu mesele süs değil.
Bu mesele:
• Otorite meselesi
• Eşitlik meselesi
• Devletin ciddiyeti meselesi
Bir ihlal yıllarca sürüyorsa,
orada sorun ihlali yapanda değil;
görüp de işlem yapmayandadır.
⸻
“BİLMİYORDUK” DEMEK İNANDIRICI DEĞİL
Bu ihlaller:
• Gizli değil
• Anlık değil
• Şikâyet olmadan fark edilemeyecek şeyler hiç değil
Herkes biliyor.
Ama herkes susuyor.
Ve kimse üstüne alınmıyor.
Asıl problem tam da burada başlıyor.
⸻
SON SÖZ
Kanun vatandaşa sert, bazılarına yumuşaksa; bunun adı düzen değil, çifte standarttır.

















