
SELAM OLSUN TÜM ALPERENLERE ,,,
SEN HARİÇ AHMET ALPEREN ,,, BAKARSAK HUKUK BİLENSİN’!!? HUKUK DİLİYLE KONUŞMAZSAN PARTİLİ OLDUĞUNU PARTİ ADABINI UNUTUR BİREYSEL HIRSLARIN ÖNE ÇIKARSA , BÖYLE GUGUK GİBİ KALIRSIN
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, tarihi boyunca bu kentin kültürüne, vakarına ve asaletine yakışır tartışmalara ev sahipliği yapmış bir kürsüdür. Ancak son meclis oturumunda AK Parti Grup Sözcüsü Avukat Alperen Ahmet Aydın’ın ağzından dökülen, sınırları aşan, edep ve nezaket sınırlarını ayaklar altına alan o sözler, sadece meclis çatısı altındakileri değil, tüm Bursa’yı ve ülkeyi derinden sarsmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadrosunda yer almış, bu ülkenin tapu senedi olan Lozan’ın kahramanı, ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü ve onun asil eşi Mevhibe İnönü’ye yönelik sarf edilen o mesnetsiz, hadsiz ve fütursuz cümleler, tek kelimeyle bir akıl tutulmasıdır.
Sormak gerekir: Bu neyin hıncı, bu neyin öfkesidir?
“Alperen” Ruhundan, “Hukukçu” Kimliğinden Bu Kadar mı Uzaksınız?
İlk olarak, bu vahim ifadeleri kullanan şahsın adından başlamak gerekir. “Alperen” ismi; adanmışlığı, dürüstlüğü, bilgeliği, mazluma şefkati, asil bir duruşu ve en önemlisi ahlakı temsil eder. Hakaret etmeyi, tarihi şahsiyetlerin manevi şahsiyetlerine ve aziz hatıralarına saldırmayı marifet sayan bir zihniyetin, taşıdığı bu asil ismin ağırlığından zerre miktar nasibini almadığı ortadadır.
Daha da vahimi, bu hakaretlerin sahibi bir “Avukat”tır. Hukukçu olmak; adaleti savunmayı, kelimeleri cımbızla seçmeyi, hak ve hukuku gözetmeyi gerektirir. Bir hukukçunun, cumhuriyetimizin kurucu değerlerine ve onların ailelerine yönelik bu derece içi boş, mesnetsiz ve hukuken de suç teşkil eden iddialarla , savunduğu cübbenin saygınlığına gölge düşürmüştür. Siyaset yapmak, tarihi tahrif etmek veya geçmişe çamur atmak demek değildir! kaldıki! o meclis genel siyaset konuları içermemeli yerelde hepbirlikte Bursa için kim taş üstüne taş koyarsa Bursa seçmeni iyi değerlendirir ,Büyükşehir her dönem başka bir partide olduğu yıllar uzak değildir.
Siyasi Çaresizliğin Çirkin Tezahürü
Bugün yerelde ve genelde halkın gerçek sorunlarına çözüm üretemeyenlerin, çareyi tarihimizin en büyük değerlerine saldırmakta bulması siyasi bir acziyetin göstergesidir. İsmet İnönü gibi ömrünü savaş meydanlarında bu vatanın bağımsızlığı için harcamış bir devlet adamına ve onun eşine dil uzatmak, hiç kimsenin haddi de değildir, hakkı da!
İsmet İnönü ve eşi, bu ülkenin onurlu geçmişidir. Onların adını kirli siyasi polemiklerinize malzeme yapmaya kalkışmak, bindiğiniz dalı kesmekten farksızdır. Bu üslup; siyasi ahlaktan yoksun, toplumu kutuplaştırmaktan beslenen ve temiz siyaset arzulayan Bursa halkının iradesine hakaret eden bir tavırdır.
Hukuksal Boyut: Bu Hadsizlik Cezasız Kalmamalıdır
Kürsü dokunulmazlığı ya da siyasi ünvanlar, hiç kimseye ne hukuk önünde ne de toplum vicdanında hakaret etme özgürlüğü tanımaz. Sayın Alperen Ahmet Aydın’ın sarf ettiği bu densiz cümleler, sadece ahlaki bir düşüşün değil, aynı zamanda hukuki bir ihlalin de açık kanıtıdır.
- Tarihi şahsiyetlerin hatırasına alenen hakaret edilmiştir.
- Toplumsal barış ve huzur, kin ve düşmanlığa tahrik edilerek zedelenmiştir.
Bu ülkenin Baroları, Cumhuriyet Savcıları ve hukukun üstünlüğüne inanan her bir bireyi, bu çirkin nefret söylemine karşı sessiz kalmamalıdır. Bir hukukçunun imza attığı bu hukuksuzluğa, yine hukukun en sert tokatla cevap vermesi elzemdir.
Son Söz: Edep Yahu!
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, bu çirkin şova ve tarih bilmezliğe alet edilemeyecek kadar değerlidir. AK Parti Grup Sözcüsü Avukat Alperen Ahmet Aydın’a, meclis kürsüsünden savurduğu o kirli cümleleri aynen iade ediyor ve kadim bir Anadolu deyişiyle sesleniyoruz:
“Edep yahu!
Geçmişe saygısı olmayanın, geleceğe söyleyecek tek bir sözü olamaz.”
kamuyounda vatandaşların tepkileri çığ gibi yükseldi işte bazıları; Bu hadsizliğe imza atanlar, milletin vicdanında mahkûm olduğu gibi, en kısa sürede yargı önünde de hak ettikleri cevabı almalıdır. Bizler, ne İnönü’nün aziz hatırasını ne de bu ülkenin Cumhuriyet değerlerini sizin o sığ ve seviyesiz siyasetinize kurban etmeyeceğiz. Bursa halkı bu saygısızlığı asla unutmayacak, ilk fırsatta sandıkta ve vicdanında bu hadsiz sözlerin sahibinden sandıkta gereken hesabı sorar
Bursa Barosu bu konularda stk larda , partilerde, belediye meclislerinde ,sportif kuluplerde görev alan baro mensubu avukatlarını sataşma ,kavga , kötü dil kullanma ,mesnetsiz hakaret uyarmalı bu konularda uyarı yaparak bu yemini hatırlatmalı .
“Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine andiçerim.
