
Beni yakından tanıyanlar bilir; yıllardır futbol camiasının içindeyim. Ömrümün büyük bir kısmı futbol sahalarında geçti. Hâlihazırda.basın ve diğer işlerim sonrası aktif olarak gözlemcilik yapıyorum
Ancak bu yazıda ele alacağım hususlar, gözlemcilik görevimle ilgili değildir. Bu satırlar, bir seyirci olarak sahada ve tribünde tespit ettiğim, kamu güvenliğini ve insan sağlığını doğrudan ilgilendiren ciddi ihmallere dairdir.
Futbolda teknik, taktik ya da hakem kararları her zaman tartışılabilir. Ancak bunların çok üzerinde bir gerçek vardır: İnsan sağlığı her şeyden önce gelir. Ne yazık ki ülkemizde uzun yıllardır varlığını sürdüren ve artık sıradanlaştırılan bir “tribün terörü” gerçeği bulunmaktadır. Günlük yaşamında son derece sakin olan bireylerin, tribün ortamında nasıl kontrolsüz bir öfkeye sürüklendiğine defalarca tanıklık ettik. Küfür, tehdit ve zaman zaman fiili saldırılar özellikle hakemleri hedef almakta; geçmişte yaşanan darp olayları ve ölümden dönen meslektaşlarımız hafızalardaki yerini korumaktadır. Bu şartlar altında Türk futbolunun sağlıklı bir şekilde gelişmesini beklemek, ne yazık ki gerçekçi değildir.
Merinos Stadı’nda oynanan Süper Amatör Lig müsabakasında, devre arasında stad bahçesinde tribündeki 70 kadar seyirci arasından aşagıda bulunan 7-8 kiş taraftar grubu açıkta alkol çevreye otobüs kenarına ihtiyaç giderenler etrafta dağınık bir kutuları bu durum müsabakaya kesin şiddet ve kötü tezahurat olarak dönecekti kesin Osmangazi ilçe emniyet müdürümüze ilettim hemen toplattı ekipler men etti şahışları sağolsun.karşılaşmanın yaklaşık 65. dakikasından itibaren yaşanabilecek olumsuzlukları öngördüm. Tribünlerdeki gerginlik açıkça hissediliyordu. Buna rağmen 75. dakikaya kadar herhangi bir takviye güvenlik gücünün gelmediğini gördüm. Bunun üzerine Çevik Kuvvet Şube Müdürünü, arayarak durumu ayrıntılı şekilde aktardım.( neden 112 ihbar hattı değilde amir beyi arayarak rahatsız ettiğime gelince 112 arayanlar bilir önce karşılama sorgu sorgu üstüne eeee 3 dk. geçti, emniyete aktarıyor orayada tekrarla 5 dk. ordan haber merkezine aktar anons ilgili birime netice 15 dk. gelene kadar 25 dk. eee yandı gülüm keten helva …)
Tarafıma verilen cevap ise son derece düşündürücüydü. Biz bilgi ve durumu Spor Şube görevlilerinden alıyoruz buna göre takviye yapıldığı ifade edildi. Oysa o gün sahada bulunan bir gözlemci ve seyirci olarak, durumu ben ilettim ceva karşılık dedimki iyi bugünde benim ihbar bildirimimi alın ne olur ki?. Spor Şube’ye bağlı iki personelin kalabalık ve gergin seyirci grubunu kontrol etmekte yetersiz kaldığı,hakem korumada kalkan kullanılmadığı ,oyuncuların kavgalarına müdahale edilemediği sahada yalnızca üç çevik kuvvet personelinin bulunduğu söylendi (2 memuru müsabakadan sonra dışarıda gördüm )ve bunlardan birinin araçta görevli kadın memur olduğu .
Maç sonrası yaşananlar, endişelerimin ne kadar haklı olduğunu maalesef göstermiştir. Hakemlere tribünlerden yabancı maddeler atılmış, ev sahibi takım oyuncularına yönelik saldırılar gerçekleşmiş, tribünlerden sahaya inmeye çalışan gruplar ortaya çıkmıştır. Tüm bu yaşananlar, zamanında alınmayan önlemlerin ve geciken müdahalelerin doğal bir sonucudur.
Spor söz konusu olduğunda gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulmasından sıkça bahsedilir. Ancak ortam bu şekilde kontrolsüz bırakıldığında ortaya çıkan tablo; kavga, yumruk ve taş atmaktan ibaret olmaktadır. Bu durum, sporun birleştirici ve eğitici ruhuyla asla bağdaşmamaktadır.
Burada dile getirdiklerim herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almak amacı taşımamaktadır. Amacım; sahada, tribünde ve görev başında bulunan herkesin can güvenliğinin sağlanması adına yaşananların doğru okunması ve gerekli derslerin çıkarılmasıdır. Bugün yaşananlar görmezden gelinirse, yarın çok daha ağır sonuçlarla karşılaşılması kaçınılmazdır.müsabaka bitimi oyuncular taraftarlar otobüse bindirilirken gelen 4 spor şube personeli geç kalınmışlık örneğidir .takımın eski başkanı Ali KOCAMAN gayret ve sukuneti taraftara hakimiyeti olaylar büyümeden ,bizlerle dialogları takdir edilecek yaklaşımlardı .

Riskli müsabakalarda güvenlik planlaması yapılırken; maçın ehemmiyeti, seyirci profili, geçmiş yıllara dayanan rekabetler ve saha gerçekleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu bilgilerin Spor Şube tarafından yeterince not edildiğini düşünmüyorum. Oysa bu veriler; TFF il temsilcisi, BASKF, TFFHGD Bursa Şubesi ve TFF Bursa İl Hakem Kurulu,TÜRFAD futbol adamları dern.Bursa şubesi gibi futbolun içindeki paydaşlar tarafından çok daha iyi bilinmektedir.
Ayrıca Bursa’da 16 ve 18 yaş grubu gibi genç ve ergen oyuncuların müsabakalarında dahi emniyet görevlendirmesi yapılmaması ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır Bu konuda da daha önce polis merkez amir olarak tanıştığım şimdiki spor şube md vek. iletmiştim cevap bakalım oldu ve kaldı . Bu müsabakalarda yaşanabilecek olayların sorumluluğu; gözlemcilerin, tesis görevlilerinin, duyarlı yöneticilerin ve Bskd den görevlendirilen amatöre 4. hakem görevlerini yapan saha komiserlerinin omuzlarına bırakılmaktadır
Bırakın 16 18 yaş liglerini 12-14-15 yaşlarda dahi tribünlerde saç baş velilerin sahada minik dediğimiz oyuncuların uçan tekmeleri kötü sözleri … nereye gidiyoruz demek için ilk sahneler bunları hep birlikte sahip çıkıp önlem almalıyız her fırsatta geçnlik gelecek nesil diye söze başlayan siyasiler ,bürokratlart yöneticiler,Sn Valim size arz ediyorum Saygılarımla
Unutulmamalıdır ki bu mesele sadece bir maçın değil; futbolun, gençliğin ve kamu düzeninin meselesidir.

Gerçekleri cesaretle yazdığınız için çok teşekkürler. Ellerinize sağlık hocam…Saygılarımla selamlıyorum…
Hocam, kimse başına bir şey gelmeden anlamıyor. Hep dile getirerek çabalıyoruz ama, yine de he he deyip geçiyorlar. Yine de ağzına sağlık. Selamlar.