Milyarlık ihaleler, sessiz kalan meclis üyeleri ve Bozbey’in AKP’ye geçişi… Bursa’da davaya ihanet tartışması büyüyor.
Cuma günü kaleme aldığım “Buski’de Sular Durulmuyor” başlıklı yazım, hem sağdan hem soldan dostlarımın büyük ilgisini gördü. Gelen tebriklerin yanında özellikle eski ve yeni Buski personellerinden aldığım telefonlar, bu kurumda yaşananların tahmin edilenden çok daha vahim olduğunu gösterdi.
Meğer mesele sadece söylentilerden ibaret değilmiş.
1 Milyarlık İhale, Sıfır Araçlar ve Sıfır Vicdan
Aykut Çatal’ın, 21/B ile yapılan bir ihalenin komisyon başkanı olduğu ve “Bu ihaleye neden Bursalı firmalar davet edilmedi?” diyerek çıkış yaptığı kulağıma geldi.
Sormazlar mı insana: Bursa’nın kendi firmaları yok muydu da milyarlık ihaleler davet usulüyle dışarıya açıldı?
Evet yanlış duymadınız, tam 1 milyarlık Yani eski para ile 1 katrilyonluk asfalt ihalesi davet usulüyle yapıldı. Bununla beraber, iş 1 sene içinde bitsin diye, Gürsu’da 60 santimlik kazıların 2 metreye yakın yama ile kapatıldığı, 4 metrekarelik arıza yamalarının 40 metrekare imiş gibi kaplanıp ödemenin bu şekilde yapıldığı iddia ediliyor.
Üstüne işin kontrollerine sıfır araçlar tahsis edilmiş, plaka skandalları konuşuluyor. Kamu kaynağı böyle mi korunur?
Personeli Ezen Bürokratlar
Çalışanların anlattıkları daha da can sıkıcı. Abone Daire Başkanının mobbing ve hakaret dolu tutumları dillere düşmüş durumda.
İşletmeler Daire Başkanının göreve gelir gelmez odasını büyütmek için yaptığı masraflar CİMER’e kadar gitmiş ama bırakın cezayı, savunma bile alınmamış.
Abone programında yaşanan sıkıntıların faturası yine personele kesilmiş. İlgili Genel Müdür Yardımcısının eleştiriye kapalı olduğu söyleniyor.
Yani hatanın sorumlusu makamda oturan değil, emek veren çalışanlar!
Bay Kemal Geliyor, Yakınları Gemiden Atlıyor
Gelelim asıl gündeme… Kulislerde konuşulan:
En geç önümüzdeki Salı günü, Bozbey Ak partiye geçiyor. Yanında Gemlik Belediye Başkanı da yer alıyor. Ayrıca yakın zamanda Mustafa Kemal Paşa Belediye Başkanı’nın da AKP saflarına katılacağı söyleniyor.
Gözüken o ki, Bozbey Ak Parti’ye geçmiyor; tam tersine, AKP ikna oldu ve Bozbey’i partisine kabul ediyor.
Peki, Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına yeniden geçmeye hazırlanırken, neden kendisine yakın isimler partiden birer birer kopuyor?
Cevap basit:
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e yakın olan ve hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan herkesi tasfiye edecek bir planla geliyor. Ancak yakınındaki belediye başkanlarını doğrudan “yolsuzluk” gerekçesiyle göndermek istemiyor. Bu nedenle, iddialarla anılabilecek tüm isimlerin karşıya geçmesini istiyor, belli ki.
Kısacası; geminin dümenine Bay Kemal geliyor, ama kendisine yakın başkanlar birer birer gemiden atlıyor.
Davanın Satışı mı, Sessiz İhanet mi?
Bozbey için “davayı sattı” diyecek olan meclis üyeleri olacak. Peki size soruyorum: Sırf size yakın diye, örneğin bahsi geçen asfalt ihalesinde imzaları bulunan Ali Alper Makam ve İhsan Demirtaş’ı korumak, sosyal demokrat anlayışa yakışıyor muydu?
Bu muydu sizin davanız?
Tüm iştiraklerde dedikodusu yayılan “yeğen meselesi” karşısında niçin sesiniz çıkmadı? Şimdi çıkıp “Bozbey davayı satıyor” diyorsunuz. Hayır! Sadece Bozbey değil; yolsuzluk karşısında susan, haksızlık karşısında üç maymunu oynayan tüm meclis üyeleri ve partililer zaten davaya çoktan ihanet etti.
Asfaltta büyük soru işaretleri varken, “Alper ile İhsan bizim kardeşimiz” diyerek üzerini kapatmak hangi vicdana sığar? CHP’de kardeş ilan edilen bu isimler bakalım AKP tarafından da korunacak mı, hep beraber göreceğiz.
Bozbey’e Sorular
Sayın Bozbey, sırf hayata sağdan bakıyor diye görevden aldığınız Güngör Gülenç’ten ve o gidişten sonra dibe vuran Buski’den dolayı mağdur olan vatandaşlarımızdan, liyakatsiz, iş bilmeyen, sırf sola yakın diye görev alan amirler ile çalışmak zorunda kalan personellerden, AKP’ye geçtiğinizde özür dileyecek misiniz?
Sırf AKP’ye yakın diye kapının önüne koyduğunuz bürokratlara iade-i itibar yapacak mısınız?
AKP’li diye işten çıkardığınız emekçileri işe geri alacak mısınız?
Sözde siyaseti bahane ederek vatandaşa değil, sadece kendinize hizmet eden bu yapıyı AKP’ye geçince yıkabilecek misiniz?
Sırf hayata sözde soldan bakıyor diye göreve getirdiğiniz, iş bilmeyen isimlerle şimdi nasıl yola devam edeceksiniz?
Yani siz AKP’ye geçince, geçmişte yaptığınız tüm yanlışların üzeri sihirli bir şekilde silinecek mi?
Yeğeniniz yine tüm iştiraklerde “bilirkişi” gibi dolaşmaya devam mı edecek?
Sorular çok, cevaplar yok…
Son Söz: Bursa’ya Sesleniş
Bursa, artık gözünü açmalı. Buski’deki kirli çamaşırlar da, siyasetteki transfer oyunları da aynı şeyin parçası: çıkar düzeni.
Bu düzeni yıkmak da ancak hakikati konuşmakla mümkün.
Ben konuşmaya devam edeceğim, siz de susmayın.
Bu saatten sonra Bursa siyasetten çok liyakati konuşmalı ve kimler cebini doldurma derdinde değil ise, kimler Bursalıların derdi ile dertleniyorsa, onlarla yola devam edilmeli ve bunun için mücadele edilmeli.

Anlat başkanım uçları bilmek bursalilarin hakkı
Yerel seçimler öncesi halkın şikayetleri
Liyakatsizlik, Bursa’ya yeteri kadar hizmet edilmemesi, kibirli yöneticiler, ihalelerde yolsuzluk şüphesi
CHP kazanınca ne oldu
Liyakatsizlik arttı yeğen meselesi
Bursa’ya hizmet neredeyse yok
Kibirli yönetici gitti yerine kendini ilah sanan insanlar geldi
Yapılan tüm ihaleler ceplerini doldurmak için halk için yapılan hiçbir şey yok ne varsa kendileri için
Sosyal hizmetler daire başkanı olarak baldız atamak nedir bu halk bunu unutmayacak hergun dolaşıp bunların bu hadsiz haksız hukuksuz durumlarını herkese anlatacağız devlet de en kısa zamanda inşallah gereğini yapar
Tebrikler başkan gündemi çok güzel kaleme almışsın
Doğrular er yada geç ortaya çıkar bizdeki problem usülsüzlükler karşısında utanmayan idareciler eline diline sağlık ümit bey
Gerçekler acıdır ama doğru bir tanedir.