PARANIZ VARSA GÜLÜMSEYİN; BURSADASINIZ..

Google'da Abone Ol service
4
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu yazıyı kaleme alma amacım kimseyi hedef almak değil, gerçekleri hatırlatmaktır.

Bir yanda susuzluk, trafik ve yolsuzluk iddialarıyla boğuşan bir şehir; diğer yanda bütün bunlara rağmen halktan kopmuş bir yönetim anlayışı var.

BUSKİ ve belediye yönetiminde süregelen bu tabloya sessiz kalmak, kendi vicdanıma ihanet olurdu.

Benim kalemim para için değil, kamu yararı için oynar.

Eğer bu şehirde hâlâ doğruları konuşacak birileri kaldıysa, o sesi kısmak kimsenin haddi değildir.

Su krizinin baş gösterdiği şu günlerde aslında BUSKİ ile alakalı yazılarıma ara vermek niyetindeydim.

Zira kurumun şu anda tüm konsantrasyonunu bu meseleye vermesi gerektiğinin farkındayım.

Ancak bazı kendini bilmezler, “kişi kendinden bilirmiş işi” sözünü doğrularcasına, hakkımda birtakım ithamlarda bulunmuşlar.

Bu hususta birkaç kelam etmeden önce, Görükle Şube Müdürü Fatih Keskinoğlu’na bir tavsiyem olacak.

Duydum ki yazdıklarıma çok üzülmüşsün. Muhtemelen seninle 8 ay öncesi tanışmamız ve köyümüz Görükle damadı olmandan dolayı böyle bir eleştiri yazısı beklemiyordun.

Ancak her zaman dediğim gibi, en yakınım bile olsa, hakkında ciddi iddialar bulunan herkes hakkında, teyit edebildiğim anda yazarım.

Sana tavsiyem şudur:

ATATÜRK düşmanlığını belgeleriyle sunduğumuz Mustafa ULUÇAY görevine devam ediyorken, hakkında bir sürü yolsuzluk iddiası daha öncede basında usta kalemlerin yazılarında  yer alan  İhsan Demirtaş’a bu hususların hesabı bile sorulmamışken, kimse seni görevinden almayacaktır.

Bu yüzden senin referansınla işe girmiş olan işçilere bana mesaj yazdırma.

Hepsinin aynı cümlelerle seni savunması, takdir edersin ki, bu mesajların tek bir elden çıktığını gösteriyor.

Bu durum bile, işçiye mobbing yaptığını ve benim iddialarımda haklı olduğumu ortaya koyuyor.

Yazımın başında belirttiğim gibi, hakkımdaki ithamlara cevap vermek istiyorum.

Hakkında birçok yolsuzluk iddiası bulunan, benim de dâhil olduğum birçok köşe yazarı tarafından bu konuda eleştirilen İhsan Demirtaş, beni kastederek “para için yazıyor” diyormuş.

Ey İhsan Demirtaş, seni sıfırdan var edenler ve dayımoğlu Mehmet Saldız abin; ailece görüştüğün biri , bir başka ortak dostumuz olan ve benim de çocukluk arkadaşım olan Hüseyin Bilbey abin de bilir ki, benim parayla işim olmaz.

Bana bu yazdıklarım için para teklif etme cesaretini gösteren kim olursa olsun, burada ifşa ederim.

Ayrıca, kumar !!!,alkol,sigara  gibi kötü alışkanlıklarım hiç  olmadığından, çok da paraya ihtiyacı olan birisi değilim.

1. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesi, disiplin cezalarını düzenler.

Bu maddeye göre “Kumar oynamak, borçlarını ödememek veya kazanç sağlamak amacıyla ticaret yapmak” fiilleri, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılır.

Yani bir devlet memuru kumar oynarsa, sadece ayıp etmiş sayılmaz; açıkça kanunu ihlal etmiş olur.

2. 7258 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi, yasadışı bahis suçunu düzenler.

Bu maddeye göre, “Yurt dışında oynatılan bahis veya şans oyunlarına internet yoluyla katılan kişilere 5.000 TL’den 20.000 TL’ye kadar idari para cezası uygulanır.”

Eğer kişi bu fiili başkalarına oynatma, para transferine aracılık etme veya örgütlü biçimde yaparsa, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.

Yani yasadışı bahis, sadece idari değil, adli suçtur.

3. Ayrıca, bir devlet memuru yüklü miktarda bahis oynayacak parayı nasıl temin ettiğini açıklamak zorundadır.

Kamu görevlileri, gelirleriyle orantısız biçimde artan mal varlıklarını belgelemekle yükümlüdür.

Bu tür durumlarda, “bu para nereden geldi?” sorusu sadece etik değil, hukuki bir zorunluluktur.

Açıklanamayan gelir veya mal varlığı, haksız mal edinme kapsamında değerlendirilir ve idari ya da cezai yaptırım doğurur.

Bir memur kumar oynarsa disiplin suçu, yasadışı bahis oynarsa cezai suç işler.

Ancak bu fiilleri finanse edecek paranın kaynağını açıklayamazsa, iş o noktada yolsuzluk ve haksız kazanç boyutuna taşınır.

Bu arada, Bursa’da bugün başlatılan su kesintileri konusunda, geçmiş dönemden gelen birçok bürokratın ortak eleştirisi aynı noktada birleşiyor:

Bu önlemler için çok geç kalındı.

Sorunun kaynağı uzun süredir biliniyor, ancak gerekli altyapı çalışmaları zamanında yapılmadı.

Günde kaç metreküp kar elde edildiği ve bu kesintilerin teknik gerekçeleri kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalıdır.

Şeffaflık, hem kurumun güvenilirliğini hem de vatandaşın sabrını korur.

Ayrıca, bu konularda yetkin isimlerden biri olan Daire Başkanı Recep Sever’in geçmişte görevden alınması, ardından tekrar göreve getirilmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Eğer bu kişi önce yetersiz bulunmuşsa, bugün neden yeniden göreve getirilmiştir?

Yok eğer yeterli bir bürokratsa, o halde görevden alınmasının gerekçesi neydi?

Bu durum, kurumsal istikrarın zedelendiğini ve yönetim kararlarının liyakat yerine kişisel ilişkiler ve çıkar dengeleri üzerinden şekillendiğini düşündürmektedir.

Bir daire başkanı, görevden alındıktan kısa süre sonra “kurtarıcı” gibi geri getiriliyorsa, bu yönetim anlayışıyla uzun vadeli bir başarı beklemek gerçekçi değildir.

Kaldı ki, tepki gösterdiğiniz BUSKİ’den “bilgi sızması” gibi durumların yaşanması da bu karmaşık idari yapının bir sonucudur.

Bugün yapılan 12 saatlik kesintilerin lüks sitelere ve villalara işlememesi ise eşitsizliğin somut göstergesidir.

Çünkü bu yerlerde zaten su depoları bulunmaktadır.

Yani, kesintiler yalnızca dar gelirli vatandaşın kapısında yaşanmakta, güçlü olan yine etkilenmemektedir.

Sayın Bozbey, açıkça ifade etmek gerekir ki, BUSKİ konusunda sizi yönlendiren bazı isimler yanlış bilgi vermektedir.

Bu kişilerin çoğunun, kendi makamlarını koruma dışında bir önceliği yoktur.

Kurumda yıllardır devam eden çıkar ilişkileri aynı aktörlerle sürdürülmektedir;

hatta kimi daire başkanlarının belirli müteahhitlerle alkol masalarında özel ilişkiler kurarak karar süreçlerini etkilediği iddiaları dahi kamuoyunda tartışılmaktadır.

Bu tablo, kamu hizmetinin “şeffaflık” ilkesine aykırıdır ve kamu kaynaklarının verimli kullanımını riske atmaktadır.

Bursa halkının beklentisi, BUSKİ’nin kişisel çıkarların değil, kamusal sorumluluğun merkezinde yönetilmesidir.

Devlet memuru, sadece görev başında değil, hayatının her alanında devleti temsil eder.

Görev dışındaki davranışları da kamuya güven veren bir duruşla örtüşmelidir.

Bir kurumun itibarı, orada çalışanların ahlakıyla yaşar.

Devlet memuru, yasadışı bahis sitelerinde değil, müteahhitlerle alkol masalarında değil;

hukukun ve vicdanın tarafında olmalıdır.

Susuzluk ile sınandığımız, trafikle mücadele ettiğimiz şu günlerde çok şükür ki Gastronomi Festivali imdadımıza yetişti!

Öyle ki, Büyükşehir tanıtım üstüne tanıtım yaptı.

Öyle bir festival oldu ki; stantlardaki seyyar satıcılar, dükkan fiyatlarını solladı.

Yine her zamanki gibi, parası olan eğlendi, mutlu oldu, Bursalı olmanın tadını çıkardı.

Ve festival öyle bir yerde yapıldı ki, trafik altüst oldu.

Birileri eğlenirken, diğerleri yaratılan keşmekeşin içinde yollarda harap oldu.

Suyumuz yokken, havamız kirli iken, trafik sorunu çözüm beklerken, biz festival derdine, konser derdine düşüyoruz.

Bu işler için harcanan paraya da, zamana da yazık.

Bu arada, su kesintileri başladı…

Su şehri Bursa’da!

Üç gün arayla yapılan 12 saatlik kesintiler vatandaşı isyan noktasına getirdi.

Pardon, maddi durumu olmayan vatandaşları isyan noktasına getirdi demek daha doğru olur.

Çünkü maddi durumu iyi olanlar zaten su deposuna sahipti, kesintilerden etkilenmedi.

Olan yine garibana oldu; zengin yine Bursalı olmanın tadını çıkarmaya devam etti.

Yani, Bursa’da gariban olana yaşam hakkı yok.

O zaman ne diyoruz:

Paranız varsa, gülümseyin; Bursa’dasınız. Parası olmayan, sabır kuyruğunda bekliyor; su da yok, umut da .. onlara bu şehirde.

PARANIZ VARSA GÜLÜMSEYİN; BURSADASINIZ..
4

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

4 Yorum

  1. 7 Ekim 2025, 14:33

    Kalemine sağlık.
    Böyle yazmak yürek ister.Yüreğine sağlık.

  2. 7 Ekim 2025, 14:12

    İŞİ HALKA HİZMET OLSA SAYIN BOZBEY SİZİN BU YAZDIKLARINIZI KULAK ARDI ETMEZDİ AMA BUNLARIN DERDİ HALKA HİZMET DEGİL YANDAŞA HİZMET VE ZENGİNLEŞMEK SİZE PARALI KALEMŞÖR DİYEREK KENDİ KALEMŞÖERLERİNİ İFŞAA ETMİŞ OLDULAR SİZ DOGRU BİLDİĞİNİZ YOLDAN HALKTAN YANA TUTUMDAN DEVAM EDİN BİZ BURSA HALKI OLARAK SİZİN ARKANIZDAYIZ.

  3. 7 Ekim 2025, 14:03

    Bursa’nın sorunları gündeme getirdiğin için teşekkür ederim kalemini emeğine sağlık

  4. 7 Ekim 2025, 13:55

    Dürüstçe tüm saklı kalanları ortaya koymanı sonuna kadar destekliyorum ümit abi. Yazılarının devamını bekliyorum. Bursaya dair sorunların, torpillerin önü kesilemedi. Herkes menfaatine göre hareket ediyor, mağdur olan sadece biziz. Hakkımı helal etmediğimi dile getirmek istiyorum.

Giriş Yap

Bursa'da Yenigün ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!