
Bursa’da suya yapılan yüzde 30’luk zam, kararın alındığı gün Meclis aritmetiğinin nasıl değiştiği sorusunu gündemin merkezine yerleştirdi. Cumhur İttifakı’nın çoğunlukta olduğu bir tabloda 18 AKP’li meclis üyesinin oylamaya katılmaması, zammın geçişini mümkün kıldı. AKP İl Başkanı’nın CHP’yi suçlayan açıklamalar yapacağı biliniyor; ancak asıl kritik soru hâlâ yanıtsız: O gün 18 üye neden yoktu?
Kamuoyunda konuşulan olası senaryolar dört başlıkta toplanıyor:
- AKP içinde yerel bir bölünme yaşandı.
Bursa teşkilatındaki bir grup, parti politikasının aksine Bozbey’in zam kararının geçişini kolaylaştırdı. - Bozbey’in AKP’ye geçme ihtimali üzerinden bir denge arayışı yürütüldü.
Cumhurbaşkanının Milli Maç için Bursa’ya gelişi bu temas için fırsat olarak görüldü. Olası bir geçişte, AKP belediyesi olacak olan Büyükşehire, Chp sayesinde bütçe artışı kazandırmış olundu.Zammın sorumluluğunu AKP’ye yüklememek için 18 üyenin oylamaya girmediği ve siyasi maliyetin CHP’ye bırakıldığı iddia edildi. - Görev değişikliği beklentisi devreye girdi.
Bozbey’in görevden alınarak yerine Oktay YILMAZ’ın geçeceği konuşuluyor. Belediyenin ağır mali tablosu nedeniyle zam yeni yönetim için kaçınılmaz görüldü ve AKP’li üyelerin oylamaya katılmamasıyla zam CHP oylarıyla geçti; bu da yeni yönetime ek kaynak sağladı. - Tüm süreç perde arkasında ortak bir mutabakatla yürütüldü.
Kamuoyunda taraflar karşıt pozisyon alsa da, zammın geçmesi konusunda örtülü bir anlaşma sağlandı ve yük vatandaşa bırakıldı.
Senaryolar farklı, sonuç aynı: Fatura yine Bursalı’ya kesildi.
Bu siyasi gelişmeler yaşanırken BUSKİ içinde de sular durulmuyor. Erdem Atik’in bana haber gönderdiğini daha önce yazmıştım; kendisi sosyal medya üzerinden bunu yalanladı. Yalanlamanın yüzeyselliği bir yana, en azından bir peçete notuyla yapılmamış olması dikkat çekiciydi. Zira eski bir dostunun iddiasına göre kendisinin peçeteye not yazmayı sevdiği biliniyor. Bu kişiyle yaptığım görüşmede oldukça çarpıcı bilgiler edindim.
Atik’in iddialarımı reddetmesi halinde başvuracağı yer bellidir. Eğer söylediklerimin doğru olmadığını düşünüyorsa, adli makamlara gidebilir. Bu durumda ben de kendisinden bana mesaj gönderdiğini söyleyen, bu dönem görevden alınmış ilçe müdürünün ismini ve bana aktardığı bilgileri belgeleriyle sunarım. Teyit edilmemiş hiçbir bilgiyi yazmadığımın artık anlaşılması gerekir diye düşünüyorum.
Erdem Atik dahil olmak üzere geçmişten bugüne tüm bürokratlar hakkında gelen bilgileri araştırmaya devam ediyorum. Doğruluğu belgeyle kanıtlanan her detay yazıya dökülüyor. Bu isimlerin ve yakın çevrelerinin mal varlıkları, araç ve konut alım–satımları, hesap hareketleri incelenmelidir. Kamu vicdanı adına basın mensupları da bu şeffaflık kapsamının dışında tutulmamalıdır.
Kendime güveniyorum ve hakkında yazı yazdığım herkesle adalet önünde hesaplaşmaya hazırım. Hesap hareketlerim, mal varlıklarım incelenebilir. 1 kuruş haksız kazanca tenezzül etmemiş biri olarak, vicdanen de çok rahatım, hukuki olarakta herkes ile karşılaşmaya hazırım. Bugünün popüler figürlerini öne sürerek dikkatleri dağıttığını sanan, geçmiş dönem bürokratlarına da bir hatırlatma gerekir: Hakkınızda söylenenleri araştırıyorum.
Müteahhitlerle her gece aynı masalarda oturup, dün AKP’li bugün kendini CHP’li ilan eden bu bürokratlar şunu bilsin: Başınızı gömdüğünüz kumdan çıkarın. Çünkü gizlediğinizi sandığınız detaylar artık gizli değil; ortada ve herkesin dilinde.

hesaplar ince, kazık kalın