
BAŞKANI NİLÜFER SEÇTİ, HİZMET YILDIRIM’A GİDİYOR
BİR İLÇENİN BAŞKANI, BAŞKA BİR İLÇENİN TAKIMLARI
Bir ilçenin belediye başkanı, o ilçenin oylarıyla seçilir ve öncelikli sorumluluğu da o ilçenin insanına, kurumlarına ve ortak değerlerine hizmet etmektir. Bu ilke tartışmaya açık değildir. Ancak Nilüfer halkının oylarıyla göreve gelen Şadi Özdemir, göreve başladığı günden bu yana bu temel sorumluluğu sorgulatacak bir yönetim pratiği ortaya koymaktadır.
Nilüfer’i temsil etmesi gereken bir ismin, Nilüfer’in spor kulüplerini yok sayarken Yıldırım ilçesi merkezli kulüplere alan açması; Nilüfer kulüplerinin yıllardır kullandığı alanların ellerinden alınması ve Nilüfer sınırları içinde başka bir ilçenin takımına yer tahsis edilmesi basit bir tercih değildir. Bu, açık bir yönetim anlayışı beyanıdır.
Burada özellikle altı çizilmelidir: Ortada belediyenin inşa edip teslim ettiği bir tesis yatırımı yoktur. Ancak Balat bölgesinde, Nilüfer’in en değerli arazilerinden biri, Livanelispor’a tesis yapması amacıyla yer tahsis edilmiştir. Bu yerin konumu, değeri ve tahsisin niteliği dikkate alındığında ortaya çıkan sonuç nettir: Nilüfer’in spor geleceği uzun yıllar boyunca ipotek altına sokulmaktadır.


“YAPI GELDİ” SÖZÜ VE O MASADA YAŞANANLAR
Bu yazı tribünden konuşan birinin metni değildir. Yıllarım futbolun içinde geçti. Uzun süre futbol hakemliği, ardından hakem gözlemciliği yaptım. Bu camiada sahayı da yöneticiliğide bilirim.
Yaklaşık bir yıl önce, Bursa’yı ulusal ve uluslararası düzeyde temsil eden FIFA hakemleri ve TFFHGD yönetimiyle birlikte Şadi Özdemir’i makamında ziyaret ettik.
Daha ilk dakikada kurulan “yapı gelmiş, hoş geldiniz” cümlesi, yıllarını bu camiaya vermiş insanlara yöneltilmiş açık bir saygısızlıktı. O an verdiğim yanıt nettir ve bugün de arkasındayım:
“Sizin yapınız daha tehlikeli.”
Çünkü yetkiyi elinde tutanların kurduğu yapılar görünmezdir ama etkileri çok daha derin ve kalıcıdır.

TALEP EDİLEN TESİS DEĞİL, EĞİTİM VE SOSYAL ALANDI
Bu ziyaret bireysel ya da kulüpsel bir talep ziyareti değildi. Talebimiz bir futbol kulübüne saha ya da tesis istemek de değildi.
Bursa’daki hakemlerin büyük çoğunluğu Nilüfer’de yaşamaktadır. Üyelerin önemli bir kısmı üniversite öğrencisidir ve özellikle Görükle bölgesinde ikamet etmektedir. Bu nedenle talep edilen;
lokal tarzında kullanılabilecek,
eğitim yapılabilecek,
toplantı ve sosyal etkileşime imkân sağlayacak,
genç hakemlerin gelişimine katkı sunacak çok amaçlı bir alandı.
Özellikle profesyonel lig maçlarının genç hakemlere toplu hâlde izletilebileceği, maç analizlerinin ders niteliğinde yapılabileceği, mentorluk ve eğitim faaliyetlerinin yürütülebileceği bir ortam talep edilmiştir. Bu talep kişisel değil; doğrudan Türk futbolunun eğitim altyapısına yönelik, kamusal bir ihtiyaçtır.
Buna rağmen talep içeriğinden çok, niyet üzerinden okunan bir yaklaşım tercih edilmiştir.
⸻
NİLÜFER’DE SAHASIZ KULÜPLER, DEĞERLİ ARAZİDE TERCİH
Görüşmenin devamında tesis ihtiyacını dile getirdiğimizde verilen yanıt şuydu:
“1,5 yıl geçti, kimseye kiralama yapmadık.”
Bugün gelinen noktada anlaşılıyor ki bu sözler, genel bir durumu değil; Nilüfer kulüplerini işaret etmektedir.
Nilüfer’de bugün birçok amatör kulüp antrenman yapacak saha bulamamaktadır. Mevcut sahalar ihtiyaca yetmemekte, kulüpler saat kavgası yapmakta, çocuklarını sağda solda idmana çıkarmaya çalışmaktadır. Böyle bir ortamda Nilüfer kulüpleri için kalıcı tek bir çözüm üretilmezken, Balat gibi son derece değerli bir bölgede bulunan bir arazinin Yıldırım merkezli Livanelispor için tahsis edilmesi kabul edilemez.
⸻
FETHİYESPOR YERİNDEN EDİLDİ, YENİ BİR TERCİH DAYATILDI
Bu noktada göz ardı edilemeyecek bir gerçek daha vardır.
Söz konusu alan, önceki Nilüfer Belediyesi yönetimi tarafından tesis yapılması amacıyla Fethiyespor’a tahsis edilmiş bir arazidir.
Yani ortada yeni bir planlama değil, amacı ve muhatabı belli olan bir alanın el değiştirmesi vardır.
Daha da çarpıcı olan şudur: Şadi Özdemir, Fethiyespor’un başkanıyla aynı mahallede yaşayan, birbirini yakından tanıyan bir isimdir. Buna rağmen bu tahsis geri alınmış; Nilüfer’in köklü kulüplerinden biri gözden çıkarılarak arazi, Livanelispor için tahsis edilmiştir.
Bu tabloyu ne spor aklıyla ne de adalet duygusuyla açıklamak mümkündür.
⸻
HEMŞEHRİ İLİŞKİLERİ TESADÜF MÜ?
Kamuoyunda, Livanelispor yönetiminde yer alan bazı isimlerin, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir gibi Artvin kökenli olması, belediye çevresinde zaman zaman benzer ilişkilerin anılmasıyla birlikte dikkat çekmektedir. Burada mesele kimlik ya da memleket değildir; kimsenin doğduğu yer sorgulanamaz.
Ancak kamu kaynakları ve kamu arazileri söz konusu olduğunda şu sorunun sorulması doğaldır:
Alınan kararlar tamamen ihtiyaç ve kamu yararı temelinde mi şekillenmektedir, yoksa bu tablo yalnızca bir tesadüf müdür?
Bu soruya verilecek açık ve net bir cevap, tartışmaları kendiliğinden sona erdirecektir.
⸻
GÜÇLÜ KULÜPLER DEĞİL, GARİBAN AMATÖR KULÜPLER ÖNCELİK OLMALI
Burada çok önemli bir noktanın altı özellikle çizilmelidir. Livanelispor’un yönetim kadrosu, Bursa’da tanınan, saygın, ekonomik ve sosyal açıdan güçlü isimlerden oluşmaktadır. Bu kulübün, belediye desteği olmaksızın da tesis, imkân ve sponsorluk bulabilecek kapasiteye sahip olduğu herkesin malumudur.
Tam da bu nedenle mesele Livanelispor’un başarısı ya da hedefleri değildir. Mesele, belediye imkânlarının kime öncelik verdiğidir.
Belediyelerin görevi; zaten güçlü olanı daha da güçlendirmek değil, sahası olmayan, soyunma odası bulamayan, çocuklarını sağlıklı koşullarda idmana çıkaramayan gariban amatör kulüplerin elinden tutmaktır.
Kamu kaynakları güçlülerin konforu için değil, eşitsizliği azaltmak için vardır. Aksi hâlde yapılan şey hizmet değil, tercihtir.
⸻
DOĞRU TALEP NETTİR
Burada çözüm, “Livanelispor’dan alınıp Fethiyespor’a verilsin” değildir. Bu da başka bir adaletsizlik yaratır.
Doğru olan, belediye imkânlarıyla ortak tesisler yapılması ve tüm kulüplerin bu tesislerden eşit ve adil biçimde faydalanmasıdır.
Kendi ilçesinin kulüplerinin antrenman yapacak sahası yokken, başka bir ilçenin takımına Nilüfer’in en değerli arazilerinden birinde yer tahsis etmek şu soruyu kaçınılmaz kılar:
Bu tercih, hangi kamu ihtiyacına hizmet etmektedir?
⸻
ARTIK AÇIKLAMA DEĞİL, HESAP ZAMANI
Bugün gelinen noktada kimse konuyu “yanlış anlaşıldı”, “tesadüf” ya da “niyet okunuyor” diyerek geçiştiremez. Sahasız kalan kulüpler, yerinden edilen takımlar ve değerli arazilerde yapılan tahsisler ortadayken, sorumluluk makamında olanların susma lüksü yoktur.
Halk artık açıklama değil, hesap istemektedir.
Bu kaynaklar kişisel ilişkilerin, hemşehri bağlarının ya da dar çevre tercihlerinin malı değildir.
Ve herkes şunu bilmelidir:
Hafıza güçlüdür. ⏳
Günü geldiğinde, kimin gerçekten hizmet ettiğini, kimin kamu imkânlarını kimler için kullandığını kamuoyu da sandık da tek tek hatırlatır.
