
“Canla başla çalışan AFAD’ımız, kahraman Büyükşehir ve Orman Bölge itfaiyecilerimiz, cansiparane çalışan vatandaşlarımızdır.”
Yangın içimizi yine yaktı… Çok şükür can kaybı olmadı. Geçmiş olsun BURSA!
Ancak gözler, sahada olanları dikkatle izledi.
Halk, Erkan Başkan’a tepkiliydi. Sokaktan yükselen ses şöyleydi:
“Herkes canla başla koşturuyor, o ise yanında adamlarıyla ortalıkta geziniyor… Süslü takım elbisesiyle sağa sola işaretler veriyor. Yahuu, kim duyar, kim bakar o telaşede! Giy koruyucu, uygun kıyafetini, çek çizmelerini, davran Orhanelili gibi cengâver ol, koştur herkes gibi! Vatandaşın canına tak etti; bağırmışlar: ‘Çekil ayak altından!’”
Sayın Başkan; bu bir histir, hissiyattır. Reçeteyle satılmaz!
Bu, içten gelen bir şeydir. Koşarsın, girersin alevlere, dumanlara, tozlara…
İşte o zaman içimizden biri olursun.
Yoksa… lacivert takım elbise herkeste var.
Vali Bey gelmişti. Bekle onu, git yanına, öyle katıl.
Yapılacak en önemli şeyi en sona bırakıp öyle oraya gelmek, büyük bir eksikliktir.
Unutma: O afet alanı, partilerin slogan alanı değildir.
Orada “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç!” sözü tek başına yürürlükte olmaz.
Çünkü herkes tek başına değil, tek yürektir.
Bak… Önceki başkanlardan, eski milletvekillerinden örnek alabilirsin.
Ben senin için arşivden buldum.



Merhum Ferdi Başkan ve hayatta olan diğerleri…
Onlar telaşla değil, canla başla, içtenlikle ve candan uğraşla çalışırlardı.
Yangın geçer, izleri kalır. Ama halkın hafızasında, o an kim nasıl durdu, bu hiç silinmez.

👏🏻 👏🏻
👍